Dansı beğenilmek için değil, hisleri ortaya dökmek göstermek için kullanan; sahneyi tüm dans dünyasının bugüne kadar gördüğü en çıplak duygu diline dönüştüren bir kadından bahsediyoruz bu kez...

Dansın yalnızca estetikten ibaret olmadığını, bazen tek bir bakışın ya da tekrarlanan bir hareketin bir dizi satırdan daha fazla şey anlatabileceğini hepimize kim öğretti desek? Cevabımız hiç düşünmeden Pina Bausch olurdu.